Cruise turizminde devlete iş düşüyor

0
54

Türkiye’nin cruise pazarındaki yerini geliştirmek ve bu pastadan daha fazla pay alabilmek için devletimize çok iş düşmektedir.
Bireysel olarak yapılan çalışmalar topal kalmaktadır.

Tabii en önemli unsur öncelikle limanlarımızın iyileştirilmesidir. Özelleştirme sonrası Kuşadası limanı güzel bir görüntüye kavuşmuş adeta yüz akımız olmuştur.

Modern Türkiye’yi temsil eden limanlarımız turistin ilk karşılandığı ve izlenimlerin oluştuğu bir yer olduğu için işe biraz da oradan başlamak gerekiyor.

Bununla birlikte otorite, özel sektör yani rehberinden acentesine, taksi şoföründen bavul taşıyıcısına, dükkân sahibinden ören yeri görevlisine kadar herkese iş düşmektedir.

Dolayısı ile fiziksel eksikliklerimizin tamamlanmasından sonra bahsi geçen herkesin bir araya gelmesi ve konuları sorun çözme modunda yaklaşarak müşteri odaklı düzenlemelere gitmeliyiz.
İşin diğer bir yanı ise hali hazırda bir cruise firmamızın olmaması, bunun için elbette müteşebbisleri teşvik, ön ayak olacak bir takım düzenlemeler gerekmektedir.

Şayet ülkemizde bir cruise firmasının oluşması, gelişmesi ve uluslararası pazarlarda söz sahibi olmasını istiyorsak yakıt ücretleri, liman vergileri, kdv gibi temel bazı giderlerimizin rekabet edebilir seviyeye çekilmesi ve teşviklerle desteklenmesi gerekmektedir.

Diğer tarafta dünya devlerinin İzmir, İstanbul ve Antalya gibi stratejik önemi bulunan limanlarımızı ana liman olarak seçmeleri için bu firmalara teşvikler, bazı indirimler sağlamalıyız.
Ana liman olmanın en önemli faydaları belki biraz bildik bazı sözler söyleyeceğim
Ama bunlar gerçekten çok önemli ve bacasız sanayi olarak gördüğümüz turizmin belki de en önemli unsurlarından olan yeni dünyanın yıldızı cruise turizminin desteklenmesi durumunda ülkemize büyük katma değerler kazandıracaktır.

Türkiye’mizin 3 tarafı denizlerle çevrili doğası ve tarihi ile eşsiz değerlere sahip olan ülkemizde yakıt, liman vergileri ve kdv gibi belimizi büken, maliyetleri ile rakipleri ile rekabet edebilme şansını ortadan kaldıran bu ağır yüklere getirilebilecek teşvikler sonucu olması gerekenleri sıralayalım:

* Yakın çevrelere yapılacak turlarda ( Yunan adaları, Karadeniz, Doğu Akdeniz, Adriyatik sahilleri) rakibimiz Yunanistan ile rekabet edebileceğiz.

* Bu vesile ile gelecek kişiler uçak ve kara yolu ile gelişleri nedeniyle ulaşım katkısı sağlanacak

* Gelen kişiler cruise & stay dediğimiz geminin yanı sıra otel konaklamaları yapacak

* Sadece geminin kalktığı limanda değil paket programlar oluşturmak sureti ile Anadolu turları organize edeceğiz.

* Havalimanı – liman – havalimanı transferleri ile ek gelir oluşacak

* Rehberlerimize ek iş imkânı sağlamış olacağız

* Gelen kişilerin yapacağı alışveriş ( şayet kontrol edilebilir ise ) büyük bir artı değerdir, Türkiye’nin belki de en büyük ihracatı olabilir.

* Bu turların satışı için fuarlar ve diğer pazarlama argümanları ile Türkiye’nin tanıtımına büyük katkı sağlanacaktır.

Bu notlara daha çok eklemeler yapabiliriz, Batı komşumuz Yunanistan yani Atina şehri gemi turizmi sayesinde büyük bir gelir elde etmektedir.
Kaldı ki bizim tarih, doğa ve kültür yapımız Atina’nın karşısında çok daha etkileyici ve çekicidir, yeter ki anlatabilelim, yönetebilelim. Cruise turizminde devlete çok iş düşüyor

Cruise turizminde devlete çok iş düşüyor

Türkiye’nin cruise pazarındaki yerini geliştirmek ve bu pastadan daha fazla pay alabilmek için devletimize çok iş düşmektedir.
Bireysel olarak yapılan çalışmalar topal kalmaktadır.

Tabii en önemli unsur öncelikle limanlarımızın iyileştirilmesidir. Özelleştirme sonrası Kuşadası limanı güzel bir görüntüye kavuşmuş adeta yüz akımız olmuştur.

Modern Türkiye’yi temsil eden limanlarımız turistin ilk karşılandığı ve izlenimlerin oluştuğu bir yer olduğu için işe biraz da oradan başlamak gerekiyor.

Bununla birlikte otorite, özel sektör yani rehberinden acentesine, taksi şoföründen bavul taşıyıcısına, dükkân sahibinden ören yeri görevlisine kadar herkese iş düşmektedir.

Dolayısı ile fiziksel eksikliklerimizin tamamlanmasından sonra bahsi geçen herkesin bir araya gelmesi ve konuları sorun çözme modunda yaklaşarak müşteri odaklı düzenlemelere gitmeliyiz.
İşin diğer bir yanı ise hali hazırda bir cruise firmamızın olmaması, bunun için elbette müteşebbisleri teşvik, ön ayak olacak bir takım düzenlemeler gerekmektedir.

Şayet ülkemizde bir cruise firmasının oluşması, gelişmesi ve uluslararası pazarlarda söz sahibi olmasını istiyorsak yakıt ücretleri, liman vergileri, kdv gibi temel bazı giderlerimizin rekabet edebilir seviyeye çekilmesi ve teşviklerle desteklenmesi gerekmektedir.

Diğer tarafta dünya devlerinin İzmir, İstanbul ve Antalya gibi stratejik önemi bulunan limanlarımızı ana liman olarak seçmeleri için bu firmalara teşvikler, bazı indirimler sağlamalıyız.
Ana liman olmanın en önemli faydaları belki biraz bildik bazı sözler söyleyeceğim
Ama bunlar gerçekten çok önemli ve bacasız sanayi olarak gördüğümüz turizmin belki de en önemli unsurlarından olan yeni dünyanın yıldızı cruise turizminin desteklenmesi durumunda ülkemize büyük katma değerler kazandıracaktır.

Türkiye’mizin 3 tarafı denizlerle çevrili doğası ve tarihi ile eşsiz değerlere sahip olan ülkemizde yakıt, liman vergileri ve kdv gibi belimizi büken, maliyetleri ile rakipleri ile rekabet edebilme şansını ortadan kaldıran bu ağır yüklere getirilebilecek teşvikler sonucu olması gerekenleri sıralayalım:

* Yakın çevrelere yapılacak turlarda ( Yunan adaları, Karadeniz, Doğu Akdeniz, Adriyatik sahilleri) rakibimiz Yunanistan ile rekabet edebileceğiz.

* Bu vesile ile gelecek kişiler uçak ve kara yolu ile gelişleri nedeniyle ulaşım katkısı sağlanacak

* Gelen kişiler cruise & stay dediğimiz geminin yanı sıra otel konaklamaları yapacak

* Sadece geminin kalktığı limanda değil paket programlar oluşturmak sureti ile Anadolu turları organize edeceğiz.

* Havalimanı – liman – havalimanı transferleri ile ek gelir oluşacak

* Rehberlerimize ek iş imkânı sağlamış olacağız

* Gelen kişilerin yapacağı alışveriş ( şayet kontrol edilebilir ise ) büyük bir artı değerdir, Türkiye’nin belki de en büyük ihracatı olabilir.

* Bu turların satışı için fuarlar ve diğer pazarlama argümanları ile Türkiye’nin tanıtımına büyük katkı sağlanacaktır.

Bu notlara daha çok eklemeler yapabiliriz, Batı komşumuz Yunanistan yani Atina şehri gemi turizmi sayesinde büyük bir gelir elde etmektedir.
Kaldı ki bizim tarih, doğa ve kültür yapımız Atina’nın karşısında çok daha etkileyici ve çekicidir, yeter ki anlatabilelim, yönetebilelim.

ORHAN ÜSTÜNDAĞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here